Yeni Yazısı > Anti- Fener sendromu - 20.04.2011

Anti- Fener sendromu
20 Nisan 2011

Bir paranoyadır gidiyor. Fenerbahçe’ye karşı Trabzon’un yanında saf tutanlar her taşın altında Aziz Yıldırım’ı arıyor. Fenerbahçe ise düşman bir dünyada yaşadığı vehmine kapılıyor. Topluca amok koşusuna çıkmış gibiyiz.

Bir zamanlar Beşiktaş modaydı. Gordon Milne döneminde zaferden zafere koşan Siyah-Beyazlılar’a diğer takımlar gıptayla bakıyordu. Dolayısıyla bir kıskançlık vardı. Başarılar katlandıkça futbolseverler Beşiktaş’a karşı şampiyonluk mücadelesi veren takımları destekler oldu. Bir bakıma Anti-Beşiktaş cephesi oluştu! Beşiktaş’ın başarılarının altında hep bir çapanoğlu arandı.

[[HAFTAYA]]

Bu sendrom Beşiktaş zirveden düşene ve yerini bir başkası; Galatasaray alana kadar sürdü. Bu kez süreç Galatasaray için çalıştı. Aynı senaryolar, aynı paranoyalar, aynı komplo teorileri havada uçuştu. Fatih Terim ve talebelerinin emeklerine, çabalarına gereken saygı gösterilmedi. Yerel başarıyı evrensele taşımalarına rağmen...

Gidiş sağlıksız

Bugün ise devir Fenerbahçe’nin devri. Türkiye’nin kurumsal açıdan en iyisi. Çünkü Aziz Yıldırım kulüpleşmek için doğru olanları yaptı. Her sezon yarışın içindeler. Bu sezon futbolda Trabzon ile çekişiyorlar. Ancak yine aynı hastalığımız nüksetti. Toplum ikiye bölündü; Fenerbahçe ve karşıtları diye. Fenerbahçe’ye karşı Trabzon’un yanında saf tutanlar her taşın altında Aziz Yıldırım’ı arıyor.

Fenerbahçe ise düşman bir dünyada yaşadığının vehmine kapılmış durumda. Giderek kendine kibirden koza örüyor.. Ve kendini içine hapsediyor. Karşılıklı saflaşmalar, karşılıklı atışmalar. Her hakem hatasının altında bir komplo teorisi aranıyor. Bu gidiş sağlıklı bir gidiş değil. Hepimiz birer amok koşucusu olmuşuz! Birbirimizi yok etmeye programlanmış gibi. Kanlı finişe az kaldı!