Yandex.Metrica

Yeni Yazısı > Anayasal suç - 23.12.2009

Anayasal suç
23 Aralık 2009

İnanılmaz bir olay yaşıyorum. Ben bir devlet memuruyum ve benim telefonlarım altı ay boyunca dinlenmiş. Bu nedenle gözaltına alındım. Yaptığım konuşmalar, arkadaşlarımla ve meslektaşlarımla yaptığım konuşmalar. Bu yüzden üç gün sorgulandım. Başka bir göreve geçici gönderildim, görevi kötüye kullanma gerekçesi ile soruşturma izni istendi ve bu izin verildi. Sonra yaptığım itiraz kabul olundu ama müfettişler idari soruşturmayı tam dokuz ay sürdürdü. Savcılık takipsizlik kararı verdi. Ben yüksek tahsilli bir memurum ve acaba yasaları ben mi yanlış okuyorum veya yanlış anlıyorum, ne diyorsunuz? T.D.

Doğrusunu isterseniz hepimiz paranoyak olduk. Bu paranoya içinde millet birbiri ile konuşmaya korkar oldu. İnsanlar bir taraftan “Oolum seni niye dinlesinler ki” diye arkadaşlarını teselli etmeye çalışırken bir taraftan da kendisinin dinlendiği şüphesi içinde. Böyle bir toplum düşünülemez. Bu usul hukuku, ceza hukuku bir yana önce Anayasaya aykırı. Bu kadar yaygın ve bu kadar baskıcı bir dinleme Anayasa suçudur. Bakın neden: Size Anayasa’nın 22’nci maddesinden söz edeyim. Diyor ki, “Herkes haberleşme hürriyetine sahiptir. Haberleşmenin gizliliği esastır. Milli güvenlik, kamu düzeni, suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlakın korunması veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması sebeplerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş hakim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde bu kanunla yetkili kılınmış mercinin yazılı emri bulunmadıkça haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz. Yetkili merci kararı yirmi dört saat içinde görevli hakimin onayına sunulur. Hakim kararını kırk sekiz saat içinde açıklar. Aksi halde karar kendiliğinden kalkar.” Görüldüğü gibi hakim kararı dahi konfeksiyon olmaz, her halin özelliğine göre ve sair yasalarda belirlenen hususlar göz önüne alınarak karar verilir. Örneğin kuvvetli suç şüphesi ve başka türlü delil elde edilememe hali gibi. Toplu isim listesi altına “Dinlensin” yazmakla karar verilemez. Bütün bunlar anayasa suçudur ve bu suç işlenmektedir. Bu suçu işleyenler hakkında suç duyurusunda bulunmaktan, gerektiği hallerde manevi tazminat talep etmekten kaçınmayın derim.

Karar mahkemenin

Bir yazlık sitede daire satın aldım. Aldığım daire en üst kat. Benden önceki malik çatıya güneş enerji paneli koymuş. Şimdi benden bunu sökmemi istediler. Benim hukuki durumum nedir?M.A.

Önce genel kural. Ortak mahalleri tüm bağımsız bölüm malikleri kullanır. Ancak amacına uygun olarak kullanır. Dolayısı ile çatı ortak alandır ve herkesin kullanması mümkündür ama çatı amacına uygun nasıl kullanılır. BANA GÖRE, binanın üstünü örter. Yani çatı güneş paneli için yapılmamıştır, dolayısı ile anten, güneş paneli gibi tesisler kurulamaz. AMA Yargıtay benim görüşümde değil. Uygulamada da benim dediğim değil Yargıtay’ın dediği olur. YARGITAY’a GÖRE: Çatı ortak mahal ise ve ortak mahaller tüm bağımsız bölüm malikleri tarafından kullanılabilirse, bir bağımsız bölüm maliki kendi arsa payı çerçevesinde çatıya güneş paneli koyabilir. Yani sizden kaldırmanız isteniyorsa bırakın açarlarsa dava açsınlar, konuyu mahkeme halletsin.