Alevilerden 'zorunlu' eylem

'Zorunlu din dersi' uygulamasına itirazları haklı görülmesine rağmen henüz bu konuda sonuç alamayan Alevi örgütleri eylem kararı aldı

Alevilerden 'zorunlu' eylem

'Zorunlu din dersi' uygulamasına itirazları uzun süre önce AİHM ve Danıştay tarafından haklı görülen ancak henüz bu konuda sonuç alamayan Alevi örgütleri, çalıştaylar da sonuç vermeyince eylem kararı aldı.

Zorunlu din dersinin seçmeli yapılması talepleri 15 yıl önce AİHM ve ardından da Danıştay tarafından haklı görüldü. Ancak aradan geçen zamana rağmen Aleviler bu konuda bir sonuç alamadı.

Alevi kanaat önderleri, son dönemde yapılan Alevi çalıştaylarının da sorunun çözümüne katkı sağlamadığını belirterek, Cumartesi günü Ankara’da eylem kakarı aldı.

Kızılay Meydanı’nda, Pir Sultan Abdal Derneği öncülüğünde yapılacak mitingde ne talep edildiğini, Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Ali Balkız şöyle özetledi:

"Alevi Bektaşi Federasyonu olarak bize bağlı olan Pir Sultan Kültür Derneği’nin çağrısına icabet ederek, bütün bileşenlerimizi, bütün Alevi yurttaşlarımızı ayrıca demokrat olan bütün vatandaşlarımızı eyleme davet ediyoruz. Bunu önemli buluyoruz.

2008 ve 2009’da yaptığımız güçlü mitinglerin devamı, bundan sonraki eylemlerin de ilki olarak görüyoruz. Hükümete ve kamuoyuna bir kez daha ‘haklı, insanı, mecburi ve yasal taleplerimizin arkasındayız lütfen bu sorunu çözün’ diyoruz."

Mirgün Cabas’la 'Her Şey'de, Cumartesi günkü eylem ve Alevilerin talepleri masaya yatırıldı. Ali Balkız’ın yanı sıra, son iki çalıştaya katılan ve hükümet kanadınıın ajanlıkla suçladığı Arif Sağ da programa katıldı.

Gelinen noktada hükümeti eleştiren Sağ, çalıştaylarla ilgili olarak “Keşke katılmasaydım’ dedi.

"HÜKÜMET GÖRMEZLİKTEN GELDİ"

Sağ, "7 çalıştay yapıldı. Arada küçük bir yemek de oldu ve onunla birlikte sayı 8’e yükseldi. Ben ilk 6’sına katılmadım ama son iki tanesinde yer aldım. Bütün Alevi örgütlerinin katıldığı ilk çalıştayda, istekler ve beklentiler 3 ana madde olarak ifade edildi. Benim katıldığım son iki toplantıda da bunların üzerinde duruldu.

Yani zorunlu din dersleri, Cem Evleri’nin hukuki statüsü ve Diyanet İşleri Başkanlığı. Aleviler açısından bu 3 mesele çok ciddidir. Çünkü, 12 Eylül’den önce zorunlu din dersi yoktu ve darbe sonrası geldi. 12 Eylül’le hesaplaşalım diye ortaya çıkan hükümet, 12 Eylül’ün en büyük olaylarından biri zorunlu din dersleri konusunu pas geçti, görmezlikten geldi" dedi.

"KEŞKE KATILMASAYDIM"



"26 maddelik anayasa paketinin içinde Alevilerin meselelerini iyileştirecek hiçbir şey yok" diyen Sağ, "O zaman çalıştaylarda bize verilen vaadlerin inandırıcı olmadığı oryaya çıktı.

Ve bu arada başka bir şey daha yaşandı. Başbakan’ın yargıyla ilgili bir benzetmesi oldu. ‘Bundan sonra dedeler atama yapmayacak’ dedi. Çok bireyesel bir meseleyi, bir inancın meselesiymiş gibi ortaya koydu ve bu hoş değildi. Yanlış yapan hakim Alevi de Sunni de olabilir. Ama o hakimleri bir meshebin mensupları olarak tanıtır ve 'onlar yargıladı' derseniz, yanlış olur. Biz rahatsız olduk ve üzüldük.

İşte bu yaşananlar, bana ‘keşke o çalıştaylara katılmasaydım’ diye düşündürdü” şeklinde konuştu.

AJANLIK SUÇLAMASI

Arif Sağ, Bakan Faruk Çelik’in, kendisi hakkındaki ‘CHP ajanı’ söylemiyle ilgili de, "CHP yasa dışı bir örgüt değil. Ecnebi bir devletin partisi de değil. CHP, bu ülkede yasal ve devlet kurmuş bir ekibin oluşturduğu partidir. O partinin böyle bir hadiseden haberi olması niye casusluk olsun.

Bakanın kafasını taktığı şeyi anlamış değilim. O dönemde Deniz Baykal CHP’nin genel başkanıydı ve ben de partinin üyesiydim. O toplantılara katılacağımı söyledim ve hepsi bu kadardı” ifadelerini kullandı.

"MİSYONERLİK FAALİYETİDİR"

Programda, Alevi Bektaşi Federasyonu Başkanı Ali Balkız da, zorunlu din dersi hakkında, "Uygulanışını ve müfredatını misyonerlik faaliyeti olarak görüyoruz. Çocuklarımızı, bu faaliyetin muhatabı olmuş ve asimile edilmeye hazır bireyler olarak görüyor ve bu zulümden onları ve ülkemizi kurtarmak istiyoruz" dedi.

"EĞİTİM AYRI ÖĞRETİM AYRI"



Diyanet İşleri Din Yüksek Kurulu Eski Üyesi Prof Dr. Saim Yeprem de, din eğitimi ve öğretiminin açıklığa kavuşturulması gereken noktalar olarak tarif etti.

Anayasada din dersleriyle ilgili iki ayrı hüküm olduğunu belirten Yeprem, "Biri din eğitimi ve bu velilerin isteğine bırakılmış. Diğeri din öğretimi yani zorunlu olan bu. Toplumda yaşayan kişiler, mensup oldukları din ve çevrelerindeki diğer dini inançlar hakkında bilgi edinmeli. Birbirleri hakkında, ne oldukları yada olmadıkları konusunda bilgi sahibi olmaları gerekir.

Bugün hep birlikte görüyoruz ki, bilgisizliğe ve hurafelere dayanan üzücü olaylar yaşanıyor. Tabi ki bu yapılması gereken. Yapılan ayrı olabilir ve uygulamada hatalar varsa düzeltilir. Aleviler ve Sunniler’in birbirleri hakkında bilgi sahibi olmaları toplumdaki bazı problemleri ortadan kaldıracaktır" şeklinde konuştu.

(NTVMSNBC)

3