Ak Parti listesi ve siyasette yeni dönem
15 Nisan 2011

Günlerdir Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın AK Parti listelerine son şeklini verirken hangi kriterlerle hareket ettiği konuşuluyor. Ben, Erdoğan’ın parti vitrini denebilecek kadroda çok değişikliğe gitmemesini, buna karşın İbrahim Tatlıses, Metin Şentürk, Balık Ayhan, Kürşat Tüzmen gibi isimlere vize vermemesini ‘AK Parti grubunu yeni dönemde medyatik tartışmalardan uzak tutma gayreti’ olarak yorumladım.

[[HAFTAYA]]

Ayrıca listeye bakıldığında, Başbakan’ın, laf yerine iş üreten isimleri tercih ettiği ve sürekli kavga etme eğiliminde olan kişileri partiden uzak tutmaya çalıştığı görülüyor. Cemil Çiçek, Ali Babacan ve Bülent Arınç’ı bir dönem daha AK Parti’nin öne çıkan isimleri olarak göreceğiz. Çiçek ve Arınç, iç politikanın dinamiklerine hâkim iki siyasetçi.

Babacan ise soğukkanlılığı, uluslararası ekonomiyi iyi okuyabilmesi ve az konuşup çok iş yapmasıyla Erdoğan’ın takdirini kazanan bir isim. Binali Yıldırım ve Zafer Çağlayan lokomotif isimler. Çağlayan ve Yıldırım’ın, AK Parti’nin “hodri meydan” dediği iki şehre çekilmesi Erdoğan’ın bakanlarına duyduğu güveni gösteriyor.

Avcı, Çağatay ve Akdoğan

Bununla birlikte Erdoğan’ın uzun yıllar boyunca çok yakınında bulunan isimlerden Prof. Dr. Nabi Avcı, Çağatay Kılıç, Yalçın Akdoğan’ı TBMM’ye çekme adımı, AK Parti grubunun profilini yükseltmek adına önemli bir girişim. Zira üçü de neredeyse 24 saat Başbakan’la birlikte hareket etmiş ve Erdoğan’ın yetişilmesi imkânsız temposuna ayak uydurabilmiş kişiler.

Kamu güvenliği ve terörle mücadele konularında çok deneyimli Muammer Güler ve Oğuz Kağan Köksal’ın bu dönem Meclis’e girebilecek olmaları da Başbakan’ın ‘AK Parti grubunda nitelikli uzmanlaşmaya gösterdiği önemi’ ortaya koyuyor. Her iki isim de AK Parti’nin iktidar süresi içinde emniyet teşkilatının en kritik görevlerinde bulunmuşlardı. TBMM’ye girmeleri, AK Parti’nin yeni dönemde iç güvenlik politikalarının şekillenmesine katkı sağlayacak.

Eker ve Çelik

Güneydoğu’daki aday profilinde de önemli değişiklikler var. Görünen o ki, Diyarbakır’da yükü, yine, Tarım Bakanlığı görevini başarıyla sürdüren Mehdi Eker sırtlanacak. Siyasetin güçlü ismi, AK Parti Sözcüsü Doç. Dr. Hüseyin Çelik’in ekonominin yükselen yıldızı Gaziantep’ten aday gösterilmesini de ‘Başbakan’ın Güneydoğu’da partisinin konumunu güçlendirme arzusu’ olarak görüyorum. Bununla birlikte Güneydoğu ile ilgili kritik mesajları, seçim sürecinde Başbakan Erdoğan’ın bizzat kendisi verecek gibi görünüyor.

Prof. Dr. Mümtaz’er Türköne’nin listelere girememesinden Erdoğan’ın yakın çevresi önemli dersler çıkaracaktır. Türköne, ideolojik ve kurumsal olarak AK Parti iktidarına önemli destek veren bir isim olmasına karşın listeye giremedi. Türköne’nin, kendisini içinde bulduğu bu ilginç durum, siyaset dünyasının ayrı bir doğası olduğunu kanıtlıyor. 2002’den bu yana aktif olarak hükümet liderliği yapan Erdoğan’ın listeleri oluştururken hem cumhurbaşkanlığı hem yerel seçimleri düşünerek özgün bir aritmetik geliştirdiğine inanıyorum. Bunun kodlarını yakında çözmeye başlayacağız.