'Aile Sigortası lütuf değil, yasal hak'

CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, Aile Sigortası'nın 1971'den beri vatandaşın yasal hakkı olduğunu ancak bir türlü çıkarılmadığını söyledi

'Aile Sigortası lütuf değil, yasal hak'

“Aile Sigortası yoksullukla mücadelede çok önemli bir araç olacak” diyen Umut Oran, paranın kadının hesabına yatırılmasıyla cinsiyet eşitsizliğine de darbe vurulacağını ifade etti

Röportaj: Gülşah KARADAĞ / POSTA

* CHP’nin Aile Sigortası çıkışı ses getirdiği kadar eleştiri de aldı. ‘Hayal’ denildi, ‘Bütçeyi sarsar’ denildi. CHP, bütçeye sıkı disiplin getirecek Mali Kural yasasını savunmuş, yasayı geçirmedi diye geçen yıl hükümeti topa tutmuştu. Şimdi nasıl oldu da Aile Sigortası’nı önerdi? 

- Aile Sigortası bir lütuf değil, bir hak. Uluslararası Çalışma Örgütü’nün 102 sayılı Sosyal Güvenlik Asgari Normlar Sözleşmesi’nde 9 sigorta dalı tanımlı. Türkiye 1971’de bu sözleşmeye imza atmış, Parlamento’da yasa çıkarmış. O yasada yaşlılık, malullük, ölüm, hastalık, iş kazası, meslek hastalığı, analık, işsizlik ve aile sigortası tanımlanıyor. Diğer 8 sigorta dalı mevcut ama Aile Sigortası 40 yıldır hâlâ yok. Vatandaşın yasal hakkı için ‘Kaynağı yok’ denilemez, kaynak yaratılır. Türkiye’de bu hak hayata geçmemiş, devlet yardımı birilerinin lütfu gibi görülsün istenmiş. 

‘Yoksulluk yönetiliyor’ 

*  Nedir Aile Sigortası? 

- Geliri asgari ücretin altında kalan ya da hiç olmayan ailelere ekonomik güvence sağlıyor. Gelir durumuna, çocuk sayısına, yaşlı ve engelli sayısına göre; aileye nakdi para aktarılıyor. Bizim planımızda bu tutar 1254 liraya kadar çıkabilecek. 5 çocuk, bir yaşlı, bir engellinin bulunduğu yoksul aileye 1254 lira verilecek. En yoksul gruptaki iki kişilik aileye 250 lira verilecek. Aile Sigortası yoksulluğu yok edecek. Türkiye’de son 9 yılda yoksulluk yok edileceğine yönetilir hale geldi. 

* Ne demek ‘yoksulluğun yönetilmesi?’ 

- Türkiye’de yoksulluk azalmıyor, artıyor. Bu olurken vatandaş ‘idare’ ediliyor. Birincisi vatandaş borçlandırılıyor. 2002’de vatandaşın toplam borcu 3.4 milyar TL’ydi, 2010’da 146 milyar TL. İkincisi vatandaş kazancı yetişmediğinden vergi, prim, kredi borcunu ödeyemiyor; bunlar sürekli yeniden yapılandırılıyor. 8 yılda 5 kez mali af çıktı. Üçüncüsü vatandaşa bir lütuf gibi yardım yapılıyor. Düzensiz, bayram ve seçim dönemlerinde yoğunlaşan yardımlar yapılıyor. Devletin yardımı yoksulluğu yönlendirmede kullanılıyor.

Yeşil kartlılar ve kömür alanlar 

* Sigorta kaç aileyi kapsıyor? 

- İstatistik Kurumu’nun yoksulluk verileri gerçek resmi yansıtmıyor. Başbakan Erdoğan da açıklamıştı, o verilere göre yoksulluk sınırının altında 12 milyon 780 bin vatandaş var. Biz o verilere bağlı kalmadık, kayıtdışındaki rakamı da alalım istedik. Yeşil Kart sahiplerine ve kömür yardımı alanlara baktık. Aile Sigortası gereken 15 milyon 645 bin kişi hesapladık. Aile olarak bakarsak 3 milyon 250 bin aile. 

Askeri harcamalar kısılacak

* Kaynağı nereden bulacaksınız?

- Türkiye’de bugün devletin yoksullara verdiği yardım tutarı 4 milyar TL. Aile Sigortası ile dağıtılacak tutar ise 12.8 milyar TL olacak. Arada 7.8 milyar liralık bir fark var. Bu, büyük bir tutar gibi eleştirildi; oysa genel devlet harcamalarının yüzde 1.7’sine denk düşüyor. Vatandaşın yasal hakkı olan bu sigorta için bütçede kaynak oluşturacağız. Biliyorsunuz, askeri harcamalardan kısma planımız var. Askerlik süresini kısaltacağız. Ayrıca kamuda daha iyi yönetişimle maliyetleri düşüreceğiz.

* Daha iyi yönetişimden kastınız nedir?

- Kamuda sosyal yardımları bugün 14 ayrı kuruluş yapıyor, tabii belediyeler hariç. Bu 14 kuruluşta 9861 sözleşmeli memur çalışıyor. Bu kuruluşların ayrı ayrı bütçeleri yüksek. Bu kuruluşlar arasında koordinasyon da yok. Bir veri tabanı yok, bir yoksulluk envanteri yok. Bu yüzden yardımlar mükerrer yapılabiliyor ya da hiç yapılmayabiliyor. Yardımların sürekliliği de olmuyor. Biz bu kurumları birleştireceğiz. Daha verimli hale getireceğiz.



Vatandaş kayıtdışına razı olmayacak

* Aile Sigortası yardımı alanlar iş aramazsa, çalışmayı bırakırsa ne olacak? Bunu nasıl engelleyeceksiniz?

Aile Sigortası yapılan haneler denetlenecek. Bu ailelerde genç işsizler, kadın işsizler varsa meslek edindirme kurslarına yollanacak. Çocukların eğitime katılımlarına bakılacak. Asgari ücreti beğenmeme durumu abartılı bir tahmin. Ama Aile Sigortası olanlar, kayıtdışı çalışmaya razı olmayı bırakacaklardır. Bu da son derece iyi bir şey, kayıtdışı azalacak. Aile Sigortası gelir dağılımı eşitsizliğini azaltacak, daha mutlu bir ülke ortaya çıkacak.

Parayı kadın alacak

* Parayı ailedeki kadının banka hesabına yatıracaksınız. Bu nereden çıktı? Avrupa’da benzer uygulamalar var mı?

Bu uygulamayı başka ülkede görmedik, bu bizim fikrimiz. Avrupa’da kadının işgücüne katılım oranı yüzde 60’larda, böyle bir uygulamaya ihtiyaç yok. Türkiye’de ev kadını sayısı 12 milyon 60 bin. Bu kadınlar sosyal güvenceden de para kazanmanın sağladığı güvenden de mahrum. Parayı kadının hesabına yatırmak, kadının sosyal statüsünün yükselmesine katkı sağlayacak. Ayrıca evinin, çocuğunun ihtiyacını en iyi bilen kişi kadın. Aile Sigortası böylelikle gelir eşitsizliğinin yanı sıra cinsiyet eşitsizliği sorununun çözülmesine de önemli bir katkıda bulunacak.

Sigortasız çalışmaya ve işsizliğe net çözüm

* CHP işsizliği 2015’te yüzde 8.6’ya, 2023’te yüzde 5.8’e düşürme iddiasında. İşsizlik geçen yılki yüzde 8.9’luk büyümeye rağmen yüzde 11.9’da. Nasıl düşüreceksiniz?

Ekonomi stratejimiz Türkiye’yi yıllık ortalama yüzde 7 büyümeyle tanıştıracak kuvvette. Ayrıca istihdam sistemini tamamen değiştireceğiz. ‘İşsizlikle Mücadele’ adı altında bir program uygulayacağız. Başta gençler ve kadınların istihdama katılımı olmak üzere teşvik, eğitim politikaları uygulayacağız. Ama en önemli politikamız, asgari ücrete dayalı. Orada vergiyi neredeyse sıfırlaycağız. Bizde istihdamın yüzde 43’ü kayıtdışı. En büyük sebebi, istihdam üzerindeki yüzde 38’lik vergi ve sigorta primi yükü. Bu maliyet varken kayıtdışı da işsizlik de iyileşmez. Onu düşüreceğiz.

* Yüksek ücretliler de asgari ücretten gösterilerek vergi kaçırılabilir. Nasıl engelleyeceksiniz?

Denetim, sıkı denetim. Verginin yanı sıra sosyal güvenlik primlerinin toplanması görevini de Gelir İdaresi’ne vereceğiz. Tek çatı altında, bu denetim daha da sıkılaşacak.