AİHM'e başvurdular, 700 bin TL tazminat kazandılar

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM), Samsun'da 1960 yılında açılan ve hala devam eden bir tapu davasının, makul sürede tamamlanmadığı gerekçesiyle Türkiye'yi manevi tazminat ödemeye mahkum etti

AİHM'e başvurdular, 700 bin TL tazminat kazandılar

Samsun’un 19 Mayıs ilçesine bağlı Yörükler beldesinde, 1960 yılında 3 bin 728 hektarlık alanın tapuya tescili için açılan kadastro davasının avukatlığını yapan Hüseyin Dereli, makul sürede tamamlanmadığını belirterek, 2007’de AİHM’e başvurmak zorunda kaldıklarını ve manevi tazminat davası açtıklarını söyledi.

Tapu davasının, Türkiye’de hala devam ettiğini dile getiren Dereli, AİHM’de açtıkları manevi tazminat davasının sonuçlandığını ve Türkiye Cumhuriyeti’nin 114 kişiye toplam 700 bin lira manevi tazminat ödediğini söyledi.

Davanın üç kuşaktır sürdüğünü aktaran Dereli, "Bu davayı yöre halkına vefa borcumuzu ödeyebilmek için açtık. Burada atalarımızdan kalan hisseler vardı. AİHM, davacı tarafın sürenin uzamasından dolayı yıprandığını düşünerek bizi haklı buldu ve manevi tazminat davasını kazandık. Türkiye’de dava halen sürerken, bizim AİHM’de açtığımız dava sonuçlandı" diye konuştu.

Yarım asırdır süren davanın Samsun’da başka bir örneğinin bulunmadığını savunan Dereli, "5 yıl önce davanın AİHM’e taşınmasını teklif ettim. Bize güvenip dilekçe veren insanlar, bugün manevi tazminat davasını kazanarak, paralarını aldı" dedi. Dereli, 51 yıllık dava sürecinde vefat edenlerin olduğunu, bu nedenle de hak sahiplerinin çoğaldığını belirterek, bugün yaklaşık 2 bin kişinin davanın sonuçlanmasını beklediğini söyledi.

Kadastro davasının bir diğer avukatı Erhan Bora ise "Bugüne kadar bu topraklardaki insanlar, burası ’benim arsam, bahçem’ diyemedi. Bugün ödenen manevi tazminat, yarım asırdır çekilen tasanın az da olsa karşılığıdır" şeklinde konuştu.

AİHM’e başvurmayan kişilere seslenen Bora, AİHM’ye başvuracakların Haziran 2012’ye kadar dilekçe vermesi gerektiğini vurguladı.

"51 YIL ÖNCESİNDEN GÜNÜMÜZE"

1905 yılında Suriye ve Ürdün’den göç edip Yörükler beldesine gelenler, bugünkü arazilerini Osmanlı tapusuyla satın aldı. Sınır "Cenuben (güney tarafı) boğaz, garben (batı tarafı) Ulugöl, şimalen (Kuzey tarafı) Köseoğlu yurdu, şarken (Doğu tarafı) Leb-i Derya" denilerek çizildi. Daha sonra burası için 1927 yılında Cumhuriyet tapusu çıkarıldı. Arazi 1947 yılında devlet tarafından özel orman statüsüyle 29 bin 250 liraya sahiplerinden satın alınarak kamulaştırıldı. 1950 yılında göreve gelen hükümet, arazi sahibi vatandaşlara aldıkları paraları iade etmeleri şartıyla tapularını geri verebileceğini söyledi.

Bunun üzerine parayı iade eden vatandaşlar, "teslim tesellüm" belgesiyle araziyi geri aldı. Ancak 1960’da araziler "burası devletindir" denilerek, geri alınca olay yargıya taşındı. Bafra Asliye Hukuk Mahkemesine, 1960’da 3 kişi, "hazine aleyhine tapu tescil davası" açtı. Dava 1965’te görülmeye başlandı. Fakat geçen zaman süresince sonuca gidilemedi. 1992 yılında 19 Mayıs ilçesinde Kadastro Mahkemesi kurulunca dava dosyası buraya devredildi.

Davacı sayısı da zaman içerisinde 2 bin kişiye ulaştı. Dava, 1996’da vatandaşlar lehine sonuçlandı. Fakat 1999’da Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, mahkeme kararını bozdu. Pes etmeyen Yörükler Beldesi sakinleri, 2001 yılında yeniden dosya numarası alarak 19 Mayıs İlçesi Kadastro Mahkemesine başvurdu. Mahkeme, bölgede keşif yapılmasına karar verdi.

(A.A.)