Açılım penceresi tuzla buz olabilir
30 Nisan 2011

Türk dış politikasının son dönemde iki temel felsefesi var. Biri “win win”, yani “kazan kazan” diye özetleniyor; diğeri ise “komşularla sıfır sorun”. Her iki alanda da şimdiye kadar önemli şeyler yapıldı, ciddi yol alındı. Irak, İran, Suriye ve Yunanistan ile ilişkiler 10 yıl öncesiyle karşılaştırılamayacak kadar iyi durumda. Suriye ile ilişkilerin ayrı bir önemi var. Çünkü iki ülke arasında neredeyse stratejik bir ortaklık kuruldu. Vizeler kalktı, ticaret 2 milyar dolara ulaştı. İki ülke liderleri ve bakanları yılda en az iki kez bir araya geliyor.

[[HAFTAYA]]

Görebildiğim kadarıyla Başbakan Erdoğan ile Suriye lideri Beşar Esad son bir yılda en az üç defa buluştu. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu sayısız kez Şam’a gitti. Böylesine yakın olduğumuz bir ülkedeki gelişmeler bizi doğrudan ilgilendiriyor. Babasından devraldığı yönetimi yıllardır -yine benzer baskıcı politikalarlasürdürmeye çalışan Suriye Devlet Başkanı çok tehlikeli bir sürecin içinde. Ankara ile Şam arasındaki kırmızı telefon 24 saat açık bekliyor.

Bu kriz sürecinde Başbakan Erdoğan, pek çok kez Esad ile temasa geçti. Dışişleri ve istihbarat birimleri de Ankara ile Şam arasında son iki haftadır mekik dokuyor. Esad, şu ana kadar yaptığı gibi, muhalifleri silahla durdurmaya devam ederse daha çok kan dökülecek ve olaylar iyice kontrolden çıkacak. Esad, verdiği sözleri tutar ve iktidarı ülkedeki diğer güçlerle de paylaşmayı kabul ederse belki görevine devam edebilir. Suriye’deki rejim kanlı bir iç çatışma neticesinde çökerse, Türk dış politikasının en önemli açılım penceresi tuzla buz olur.

40. yıla özel dev Amerika konseri

Zülfü Livaneli 300’ü aşkın şarkı, 40 film müziği, 1 rapsodi, 12 kitap ile sanatseverlerin kalbinde çok özel yeri olan bir isim. Ayrıca dünyada -belki de- en iyi tanınan Türk sanatçılarından biri. Zülfü Livaneli bu yıl sanatının 40. yılını kutluyor. Ankara’da dün sohbet etme imkânı bulduğum Livaneli “65. yaşını ve sanattaki 40. yılını bu sene çeşitli etkinliklerle kutlayacağını” söyledi.

Sanatçı bu çerçevede New York Belediyesi’nin davetiyle 17 Haziran’da ünlü Central Park’ta bir konser verecek. Bugüne kadar aralarında Simon and Garfunkel gibi dünyaca ünlü isimlerin de bulunduğu sanatçıların konser verdiği mekân, Amerika’nın en prestijli doğal müzik sahnesi olarak kabul ediliyor. Konserde Al di Meola gibi sürpriz konuklar, Livaneli ile birlikte müzikseverlerin karşısına çıkacak. Ayrıca Livaneli bu sene İstanbullu sanatseverlerle en az iki konser vesilesiyle bir araya gelecek.

Bir tanesini İKSV organize ediyor ancak tarihi henüz belli değil. Diğer konser ise 22 Kasım’da Maslak’taki İş Sanat’ta olacak. Kitapları bugüne kadar 40 dile çevrilen Livaneli’nin son romanı ‘Serenad’ en son Çince yayınlanmış. Son bir haber de koleksiyonerlere: Livaneli’nin hemen tüm şarkılarının içinde bulunduğu özel bir set, çok yakında özel kutusuyla Ida Müzik tarafından satışa sunulacak.