ABD'de böyle bir araç yok!

Kıraça Holding ve Karsan Yönetim Kurulu Başkanı İnan Kıraç, New York Taksi ihalesi için geliştirdikleri aracın sadece bir taksi değil, engellilere yönelik de hizmet verebilecek bir yapısı olduğunu söyledi

ABD'de böyle bir araç yok!

New York Taksi Komisyonu (TLC) tarafından açılan “Geleceğin Taksisi” ihalesine katılan ve burada büyük üreticileri geride bırakarak Ford ve Nissan’la birlikte üç finalistten biri olmayı başaran Karsan, “V1” adlı aracının prototipini New York’ta ilk kez sergiledi.

Araç için düzenlenen kokteyle katılan Kıraça Holding Yönetim Kurulu Başkanı İnan Kıraç, Karsan’ın ihalede başarılı olacağına inandığını söylerken “Bence Karsan bu işte başarılı olacak. New York olmadığı takdirde yine bu işe devam edeceğiz. Ve bir dünya markası yaratacağız” diye konuştu.

Karsan ile kardeş kuruluşu Hexagon Studio tarafından geliştirilen V1’in diğerlerine göre pek çok avantajı bulunduğunu, tamamen farklı ve cok yönlü bir araç olduğunun altını çizen Kıraç, “Şayet sözlerinde dururlarsa, 2012’den itibaren New York taksilerine engellileri de sokmak zorundalar. Engellileri bugün normal modellere bindirmek mümkün değil. Ben Suna Hanım nedeniyle bunu biliyorum” dedi.

Kızları İpek’in mezuniyeti için ABD’ye geldiklerinde uygun araç bulamadıklarını ve bir ay boyunca aradıklarını hatırlatan Kıraç, “Bu aracın engellilere dönük hizmet verebilecek bir yapısı var. Hatta daha da lüks yapılabilir, oksijen kullanan hastaya göre oksijen tüplerini koyabileceğin bir hale getirebilirsin. Bu araçta yapılabilecek çok yenilik var” diye konuştu.

“Ne mutlu bana, bunları gördüm”

Karsan V1’in engellilere yönelik özelliklerinin sadece Suna Kıraç’ın durumuyla ilgili olmadığını da belirten İnan Kıraç, “Ancak bu aracı geliştiren takım, az çok Suna Hanım faktörünü de biliyor. Amerika’da böyle bir araç yok. Bana göre doğru bir model oldu” ifadesini kullandı.

Karsan V1’in hiçbir dezavantajı olmadığını, gittiği her ülkede, o ülkenin markaları tarafından geliştirilmiş motorları kullanabileceğine de dikkat çeken Kıraça Holding Yönetim Kurulu Başkanı İnan Kıraç, “Burada Chrysler motoru kullanacak. Japonya‘ya giderse Toyota veya Honda, Güney Kore’ye giderse oradaki üreticinin motorunu kullanacak. Böyle bir şansı var” dedi.

V1’in platformunun, üzerinde her türlü değişikliği yapmaya elverişli olduğunun da altını çizen Kıraç, “Sadece New York’a için olmayacak. İstanbul isterse, değiştirip İstanbul’a uygun bir araç yapacağız. Tokyo ‘Şunu istemiyorum’ derse, ona göre bir tasarım yapacağız. Yani üstünde devamlı oynayabileceğimiz bir yapı var. Bir tek kullandığımız bir platform aynı kalacak. Üstelik motoru arkada, yani istenirse tamamen elektrikli de yapabiliriz” diye konuştu.

Bu araçta istedikleri değişikliği yapmakta özgür olduklarını ifade eden Kıraç, Murat 124 üretilirken İtalyanlar’la yaşadığı bir sorunun kendisini hırslandırdığını hatırlatarak şöyle devam etti: “124 üretillirken İtalyanlar bize kapı kolunu değiştirtmedi. O dönemde lastik hammaddesinde sorunu vardı ve biz, hurdadan döktüğümüz için plastikler sert oluyordu. Onların önerdiği kapı koluysa kolay kırılıyordu. Fiat’ın izni olmadan bize bir şey yaptırmadılar. O bir hırs oluşturdu. İçimden, ‘Bir gün bunları aşacağım ve biz bugünü göreceğiz’ diyordum. Ne mutlu bana ki bunları burada gördüm."

‘Kazanırsak, Türk otomotivi süper lige çıkar’

Karsan Murahhas Azası Jan Nahum, New York’taki taksi ihalesini kazanmaları halinde Türk otomotivinin “Süper lige” çıkacağını söyledi. İhalesine girmek için kısa sürede “ölümüne” çalıştıklarını, böyle bir deneyimi Türk otomotiv sanayiinde hiçbir firmanın yaşamadığını kaydeden Nahum, “2.5 ayda aracın konseptini oluşturduk, aracı tasarladık ve dosyalarımızı hazırladık. Ölümüne bir çalışmayla teklifimizi hazırladık” dedi.

Bir tarih yaşadıklarını söyleyen Nahum, TAYSAD üyesi yan sanayi firmaları ve üniversitelerin bunu “milli mesele” olarak görüp kendilerine büyük destek verdiğini ifade etti. Sanayi Bakanı Nihat Ergün’ün sundukları teklif kitapçığına önsöz yazdığını, ancak bugüne kadar farklı bir destek talep etmediklerini hatırlatan Jan Nahum, “Otomotiv Sanayi Derneği destek vermiyor. Hükümet marka yaratmak istiyor, Türk otomotivinin derneği çıkıp ‘Bir desteğe ihtiyacınız var mı?’ demiyor.

Muhtemelen dernekte yabancı ortaklı firmalar bulunması buna engel oluyor. Sonuçta hükümete markalaşma için rapor hazırlanacak ancak burada süreç işliyor zaten. Desteğe ihtiyaç var ama yardımcı olunmuyor” dedi.

İhalenin başlangıcında kendilerine Chrysler ile ortak olmaları çağrısı yapıldığını ancak bunu kabul etmediklerini söyleyen Nahum, “Bu aracın markası Karsan’dı. Karsan olarak da kalacak” dedi.

Nahum, ABD’deki engelli federasyonlarının Karsan’ın aracını desteklediğini de söyledi.

Kopya edenler olacak

Türk otomotiv sektörünün savaşını da verdiklerini kaydeden Nahum, ihale kazanıldığında Türk otomotivinin “süper lige” çıkacağını belirtti. Başarmaları halinde bunun, “yerli marka” talebinin tam karşılığı olacağını belirten Nahum, “Kazanırsak Sayın Başbakan’a gidip sunarız. ‘Sayın Başbakanım, dün emrettiniz ve bugün oldu. Otomotiv sanayimiz budur. İsteğinizi yerine getirdi’ deriz” ifadesini kullandı.

New York ihalesini aldıklarında başka mega kentlerde trend yaratan bir marka olacaklarını, kendilerini kopya etmeye çalışanların da çıkacağına inandığını belirten Nahum, şöyle devam etti: “New York büyük bir tanıtım fırsatı. 2023’e kadar bu kentte çekilen tüm filmlerde aracınız görünecek. Günde 700 bin kişi taksi kullanıyor ve yılda 90’dan fazla film çekiliyor.

” ‘Biz küçüğüz, ama buradayız bir dünya markası yaratacağız’

Kıraça Holding ve Karsan Yönetim Kurulu Başkanı İnan Kıraç, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın sanayicilere yaptığı “Türk markalı otomobil” üretmeleri çağrısı ve “babalar” sözünün hatırlatılması üzerine “Ben baba değilim. Babalar öbür tarafta. Biz küçüğüz ama Karsan olarak buradayız ve hevesliyiz” diye konuştu.

Herkesin bu konuda destek vermesi gerektiğini dile getiren Kıraç, “Bu çabayı gelip gördükten sonra herkesin yardım etmesi lazım. Bir gün diyecekler ki bu araba nedir, bir görelim. Gelip gördüklerinde olay başka bir boyuta gelecek. Ondan sonra ‘Karsan ne?’ dedikleri vakit, o da başka bir boyuta gelecek” dedi.

Hükümet desteği konusunda temkinli konuşan Kıraç, şöyle devam etti:

Herşeyi kendimiz yapıyoruz

“Benim çok kötü bir hikayem oldu. Ford Otosan’ın yeri konusunda çok yıpratıldık. Koç Grubu CEO’suydum. Araziyi satın almak istedik. ‘Tahsis edeceğiz’ dediler.

Orası bize öyle bir maliyete geldi ki, kendimize liman yapmak zorunda kaldık. Demirel, ‘Gerekirse Çankaya’nın bahçesini veririm’ dedi. Bundan dolayı Meclis’te 3 gün konuşulduk. Yüce Divanlık oluyorlardı az kalsın. Dikkatli olmak lazım.” Tahsisat konusunda bir başka örneği daha hatırlatan Kıraç, “Bugün eğer ‘TRT binasını bana tahsis edin’ desem, edeceklerdi. Ben satın almak istedim. Çünkü üç gün sonra Suna Kıraç adını değiştirirsiniz, başka isim getirirsiniz. Halbuki Suna Kıraç adını burada yüzde 100 yaşatmak isterim. Bunun için de bana bir şey söylemesinler” dedi.

Jan Nahum ve ekibinin çok iyi bir iş çıkarttığını, bunun başarılabileceğini ortaya koyduklarını ifade ederken “Herşeyi baştan sona kendimiz yapıyoruz. Eğer çok zorda kalınır ve bir yerde hata olduğu düşünülürse o zaman Murat Günak’tan yardım istenebilir. Yabancı tasarımcılar kiralanabilir. Ama bu ekip, bunun başarılabileceğini gösterdi” diye konuştu. Aracın maketini Rahmi Koç’a da gösterdiğini söyleyen İnan Kıraç, “Kızdığım zaman maketini gösteriyorum. Aracı o da beğendi” dedi.