Yeni Yazısı > 700 metre - 14.10.2010

700 metre
14 Ekim 2010

Yerin yaklaşık 700 metre dibinde bir kaza oldu.

33 madenci mahsur kaldı.

69 gün bütün ülke oraya kilitlendi.

Sanatçılar, aydınlar... Herkes yerin altındaki o 33 insan için özel yayınlar yaptı.

Enerji bakanı filan değil, bizzat Devlet Başkanı yönetti arama-kurtarma operasyonunu...

“Ölü ya da diri o insanlara ulaşmaktan daha önemli bir işim yok” dedi.

[[HAFTAYA]]

***

Ve tam 69 gün sonra...

Şili’de yerin 700 metre dibinden 33 işçi sağ salim çıkarıldı.

***

Başka bir memlekette yine yerin 700 metre dibinde kaza oldu.

30 madenci mahsur kaldı.

“Kalbimiz onlarla...” deyip Çarkıfelek’te göbek attı sanatçılar...

Başbakan’a sordular, “Kader” dedi.

Çalışma Bakanı’na sordular, “Güzel öldüler” dedi.

***

Tam 3 gün sonra...

Zonguldak-Karadon’da 28 madencinin cesedine ulaşıldı.

Aradan 5 ay geçti...

Hiç aklınıza geldi mi: “Yahu bu kuyuya 30 madenci girdi, 28 ceset çıktı. Geri kalan 2 madenci ne oldu?”

Engin Düzcük ve Dursun Kartal...

Dünyanın öbür tarafında 69 günde 33 işçi yerin 700 metre dibinden sağ çıkarken bu tarafında yerin 700 metre dibinde 2 işçinin cesedine hâlâ ulaşılamadı!

***

Niye?

Çünkü her işi adamına ‘ihale etmekte’ usta olan arkadaşlar, bu işi ‘ihale edecek’ adamı 5 aydır bulamadı!

***

Zerre kadar şaşırıyorsam namerdim...

Şili’de bir maden işçisi günde 4 saat çalışıp ayda 2000 dolar kazanıyor.

Türkiye’de?

Günde 8 saat çalışıp ayda 600 dolar kazanıyor.

Şili’de maden işçisi ölürse ailesi ufak çaplı bir servete kavuşuyor.

Türkiye’de?

Cesedine ulaşılan “şanslı” oluyor.

***

Şili’de dün yerin 700 metre dibinden çıkarılanla, Türkiye’de 5 aydır yerin 700 metre dibinde bırakılan aynı şeydir aslında.

Sen ona ‘maden işçisi’ dersin, Şilili ‘bir ülkenin insanına verdiği değer’ der!

Sende hep yerin dibinde, onda ise böyle yeri delip göğe çıkar işte!