3500'ü aşkın kaktüsüm var

Türk Sineması'nın unutulmaz jönlerinden Ediz Hun'un kaktüs tutkunu olduğunu bilir miydiniz? Dile kolay; Büyükada'daki evinin bahçe ve terasında tam 2950 çeşit, 3500'ü aşkın kaktüs var

3500'ü aşkın kaktüsüm var

RÖPORTAJ: KEZBAN ASLAN YILMAZ

 Dünyanın dört bir köşesinden getirttiği bitkilerine gözü gibi bakıyor ve “Hiç birini satmam. Onlar benim için paha biçilemez” diyor. Bizi ‘kaktüs cenneti’nde ağırlayan Ediz Bey’e hem hayranlık duyduk hem de ondan kaktüs bakmanın püf noktalarını öğrendik.

Hala eski Ediz Hun’sunuz. Böyle genç ve dinç görünmeyi nasıl başarıyorsunuz?

Teşekkür ederim. Kendime bakıyorum. Çünkü sevdiklerime ve kendime karşı sorumluyum. Onların beni yaşlanmış, yıpranmış görmesini istemem. Beni yolda görüp geliyorlar, hiçbirini geri çevirmiyorum. Günde 100-150 kişi ile fotoğraf çektirmişimdir. Hâlâ çalışıyorum; Okan ve Doğuş Üniversitesi’nde hocalık yapıyorum. Çalışmak da insana iyi geliyor, hayata bağlıyor. Ayrıca hep doğayla iç içeyim, bunu çok seviyorum.

 Sizdeki bu doğa merakı nereden geliyor?

Çocukluğumdan. 3-4 yaşındayken babam beni Emirgan’a çay içmeye götürdüğünde etraftan böcek toplar, evde beslermişim. Lisede biyoloji dersinden hep 10 alırdım. Hep değişik hayvanlarım oldu. Dünyada ilk kez, iguanayı doğal ortamının dışında üreten kişiyim. Bu yaşa geldim, hiçbir hayvanı incitmedim, sineği bile öldürmem. Kışın ada boşalıyor, hayvanlar aç kalıyor. 40’ı aşkın kediyi besliyorum, köpekler de var tabii.

 Aslında çevrebilimcisiniz. ..

Evet. Deniz biyoloğuyum. Kaktüs yetiştirme serüvenim de 1970’lerin başına uzanıyor. Herhalde Türkiye’deki en eski kaktüsseverim. En fazla çeşit barındıran kaktüs koleksiyonu da bana aittir.

 Neden kaktüs?

Yapıları farklı, çiçekleri güzel. Öyle şekilleri var ki kendinizi uzayda gibi hissediyorsunuz. Çünkü bitkiler genellikle yapraktır, gövdedir; kaktüslerde ise yaprak gövde halini almış. Korunma mekanizmaları da enteresan. Dikenlerini bu yüzden oluşturmuş. Dikensiz olanları da o kadar acı ki dokunan böcek ölüyor

Türkiye’de kaktüs sayılı. Hemen hepsini dışardan getirttim. Afrika’dan, Güney Amerika’dan, Kuzey Amerika’nın güneyinden, Malta’dan, İtalya’dan, Almanya’dan ve Belçika’dan... Bende olmayan kaktüs cinsi, yok denecek kadar az. Hepsinin ismini bilirim. İki isimleri vardır ve Latince’dir. Mesela, pembe çiçekli olan “acanthocalycium”, ağaç gibi olan “cyphostemma”... Kaktüslerimi özellikle güneşin olduğu yere koyuyorum. Yaklaşık 2950 çeşit, toplamda 3500 kaktüsüm var. Kurucusu olduğum Türkiye Kaktüs Derneği üyeleriyle toplantılar yapıyoruz. Her nisan veya mayıs ayında yurt dışına gidiyor İtalya sahillerindeki seralardan örnekler getiriyoruz.

  Bu kaktüslerin toplamda piyasa değeri ne kadar?

Burada ciddi bir yatırım var ama hiç hesaplamadım. Nadir bulunan bir kaktüsüm var mesela; 1200-1300 Euro değerinde. Bana 100 bin lira da verseniz, 200 bin lira da verseniz, hiçbirini satmam. Onlar, benim için paha biçilemez.

 Kaktüs hobisi sabır istiyor, değil mi?

Evet, bir kaktüsü büyütmek hiç kolay değil. Yıllarınızı alıyor. 35 yıldır bu işin içindeyim. Kaktüsün büyümesi için en az 15 sene geçmeli. Bu süreçte çürütmeden bakabilmek önemli.

'Baktığımda hastalığını anlarım'

  Yetiştirmesi zor mudur?

Bakım, ilgi ve bilgi ister. Ben o kadar alıştım ki; baktığımda hasta olup olmadığını, ne istediğini anlayabiliyorum. Bu işin sırrı; geçirgen, su tutmayacak bir toprak, biraz kum, biraz havalandırıcı, kırılmış lav taşı. Dikildiğinde bir hafta su verilmeyecek ki, kırılmış kökler birtakım mikroorganizmalar tarafından çürütülmesin. Ayrıca, günde 2-3 saat güneş ışığı almalı. Saksıyı nasıl koyduysanız, o açıda tutacaksınız. Sürekli pozisyonunu değiştirirseniz, kaktüsün sistemi allak bullak olur. Sulamasını, gübrelemesini, ilaçlamasını ben yapıyorum.

 Tıpta kullanılan kaktüs türleri var mı sizde?

Evet. Lopofora isimli bir kaktüs çeşidinden mesela, “mezcalin” elde ediliyor; bir uyarıcı, bir çeşit “anfetamin”. Meksika’da bunama ve şizofreniye karşı kullanılıyor.

'Kaktüsün radyasyonu emdiği doğru değil'

 Kaktüslerin radyasyonu aldığı söyleniyor, doğru mu bu?

Hayır. Radyasyonun zararlarıyla ilgili herhangi bir çalışma söz konusu değil. Sadece ABD’de, çöllerde ve kuru alanlarda kurulmuş nükleer santrallerin arkasında kaktüsler görünür fotoğraflarda . Oradan esinlenerek “Nükleer santrallerin civarına kaktüs dikiyorlar” şeklinde bir slogan oluşturdular. Ticari kıymet ifade etsin diye.

 Sizden sonra ne olacak bu kaktüsler?

Valla bilmiyorum. Burada üç kamyon kaktüs var. Kıymetli olanlarını alırlar, diğerlerini dağıtırlar diye düşünüyorum.

 Eşiniz Berna Hanım bunca dikenli bitkiye tepki vermiyor mu?

Bugüne kadar bir tepki göstermedi. Akıllı bir kadın, kocasının hobilerinin ne kadar faydalı olacağını bilir. Çünkü hobiyle uğraşan eşi, evine bağlanır. Hobiniz evinizde olur, başka bir yerde yapamazsınız. Hobi sizi kötü düşüncelerden de uzaklaştırıyor

'YENİ FİLMİM GELİYOR'

Ediz Hun’a gelip sinema konuşmamak olmaz. Yeni bir proje var mı?

Evet, bir film projemiz var, Hülya Koçyiğit ile. Çok hoş bir hikâye. İsmi ‘Evlen Benimle’. Yönetmeni Mete Akkuş. Ağustos ayında çekilecek. Ben dul ve ünlü bir avukatım. Üç çocuğum var. Hülya da çocuk masalları yazan ünlü bir yazar. Onu bir evlilik programında görüyor ve çok hoşlanıyorum. Fakat çocuklarım karşı çıkıyor. Her projeye sıcak bakmıyorsunuz bildiğim kadarıyla. Evet. Öncelikle bana uygun bir rol olmalı. Ediz Hun olarak değerimin bilinmesini isterim. Bunlar olmazsa asla oynamam. Bu saygınlığımı kaybetmek istemiyorum.