'30-45 yaş arası gençler beni beğeniyor ama..'

Nebahat Çehre'den bomba açıklamalar...

'30-45 yaş arası gençler beni beğeniyor ama..'

- Sizi herkes çok güzel buluyor. Siz kendinizi beğeniyor musunuz?

Ben kendimi hiçbir zaman güzel bulmadım ki... Müsabakada kazanınca da hayret etmiştim. Gelişmemiş, patates gibi bir kız... Fakat belim 49 santimdi. Vücudum orantılıydı. Ben kendimi insan olarak seviyorum. Dostlarımın bana verdiği, benim onlara verdiğim değerle kendimi güzel buluyorum.

- Çok mütevazısınız ama sizden 30 yaş küçük gençler, sizle evlenebileceğini söylüyor. Hiç böyle teklifler alıyor musunuz?

İlginçtir beni 30-45 yaş arası gençler çok beğeniyor. Ama ben o defterleri çoktan kapattım. 15 yıldır kimseyle çıkmıyorum. Macera yaşamak istemiyorum, evlilik istemiyorum.

- Ama herkes yanında biriyle yaşlanmak istemez mi?

İster tabii... Sonuçta iyi bir arkadaş olabilirdi bana... Bir yemeğe çıkardık, tiyatroya giderdik... İnsan zaman zaman buna ihtiyaç duyabiliyor. Ama sırf bunları yapabilmek için biriyle birlikte olamam. Mutlaka karşımdaki kişiye duygusal bir şey hissetmeliyim. Yapı meselesi... Bana dünyaları verseler, istemediğim hiçbir şeyi yaptıramazlar. Dünyanın en zengin adamı gelse, eğer beni heyecanlandırmıyorsa suratına bakmam.

- Peki 15 yıl boyunca sizi heyecanlandıran kimse çıkmadı mı?

Hiç çıkmadı. Çok gerçekçi bir kadınım. Benim yaşımda olacak, bekar olacak, belli bir zekaya, kişiliğe sahip olacak...

- Sizin zevkinize göre “Bir de yakışıklı olacak” herhalde...

E yakışıklı adam severim. Ama içi boşsa, on dakika sonra nasıl kaçacağımı bilemem. Aynı şeyleri yapmaktan zevk alacağınız, çevrenize uyum sağlayacak birisi olması lazım. Kısaca bu bir bütün... Eh böyle birini de bulmak çok kolay değil. Sayısal loto gibi...

- Size de çıkabilir?

Belki... Ama artık geç kaldığımı düşünüyorum.

- Size “taş gibi” yakıştırması yapılıyor. Ama siz böyle kalmak için çok bir çaba sarfetmiyormuşsunuz galiba...


Hiç. Baksana gayet bakımsızım. Gençliğimde bir ara spor yaptım. Tenis oynuyordum. Bir gün fenalaşınca tenisi bıraktım. Sonra ata biniyordum. Çok kötü düştüm... Sonra pasif jimnastiğe gittim. Oradaki havalandırmalar da faranjitimi tetikledi. Son olarak yürüyüş yapıyordum; günde bir saat on beş dakika... Ama diziler başladıktan sonra, o da bitti. Vaktim yok. Seneye ona bir zemin hazırlayacağım. (Vatan)

2