Yeni Yazısı > 28 üstün yetenek aranıyor - 15.02.2011

28 üstün yetenek aranıyor
15 Şubat 2011

Ülkemizde üstün yetenekli öğrencileri başarılı yetişkinlere dönüştürmek hedefiyle üç yıl önce hayata geçirilen Üstün Yetenekli Eğitim Programı (ÜYEP), geleceğin bilim insanlarının tohumlarını atmayı hedefleyen, TÜBİTAK’ın da desteklediği bir program. ÜYEP, şimdilik 28 ilköğretim okulu 6’ncı sınıf öğrencisine yeteneklerini keşfettikleri, kendilerini geliştirme olanağı buldukları eğitsel ve sosyal bir ortam hazırlıyor. Ama ÜYEP Koordinatörü Doç. Dr. Uğur Sak’ın hedefi yakın gelecekte ilköğretimin ve ortaöğretimin bütün kademelerindeki üstün yetenekli öğrencilere hizmet verebilmek.

[[HAFTAYA]]

Bazı üstün zekâlı ve üstün yetenekli öğrenciler potansiyellerinin farkındalar, bazılarının potansiyelleri ise ne ebeveynleri ne öğretmenleri ne de kendileri tarafından fark ediliyor. ÜYEP’in amacı her iki öğrenci grubuna da ulaşabilmek. Programa katılmak isteyen öğrenciler iki aşamalı yetenek sınavına tabi tutuluyor. Yetenek testlerinden 140 veya üzerinde puan alan öğrenciler, programa kayıt hakkı kazanıyor. Eğer siz de üstün yetenekli olduğunuza veya böyle bir potansiyeliniz olduğuna inanıyorsanız 24 Şubat tarihine kadar Anadolu Üniversitesi Yunus Emre Yerleşkesi Eğitim Fakültesi binasındaki ÜYEP Ofisi’ne başvurun.

Dersler, 19 Martta başlayacak. Ülkemizin geleceği için bilim çok önemli. Her kurum bu konuda üzerine düşeni yapmaya çalışıyor. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) da Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) işbirliğiyle üniversitelerin tüm bölümlerinde ‘Girişimcilik Dersi’nin okutulması için harekete geçti. Amaç, gerek küçük ve orta büyüklükteki işletmelerde Ar-Ge ve inovasyon faaliyetlerini geliştirmek, gerekse üniversite-iş dünyası işbirliğini sağlamak.

Bilim ve teknolojiye dayalı yeni fikir ve buluşlara sahip KOBİ’lerin ve girişimcilerin geliştirilmesi, yeni ürün, bilgi veya hizmet üretilmesi ve ticarileştirilmesi amacıyla üniversiteler ile KOSGEB arasında ortak çalışmalar teşvik edilecek. Ayrıca, ‘Girişimcilik’ başlıklı ders, üniversitelerin tüm bölümlerinde, örgün eğitim programlarında zorunlu veya seçmeli ders olarak müfredata alınacak. Unutmamak gerekir ki Türkiye’nin geleceği yakalaması ve geleceğe iz bırakması ancak eğitimle, bilgiyle, bilimle olacaktır. Asli görevimiz, topyekûn ülke olarak bu çalışmaları desteklemektir.