25 bin çocuk sokakta

Bugün Dünya Çocuk Günü. Ancak Türkiye dahil, dünyanın çocuk karnesi kırıklarla dolu

25 bin çocuk sokakta

Bugün 4 Ekim Dünya Çocuk Günü... Çocuk Vakfı Başkanı Mustafa Ruhi Şirin, çocuk konusunda Türkiye’nin karnesinin kırıklarla dolu olduğunu belirterek, “Çocuğa yönelik şiddet yüzde 20 arttı. Özellikle okul öncesi çocuklara yönelen şiddeti cinsel taciz ve ekonomik istismar takip ediyor. Türkiye’de her 4 çocuktan yoksul ve sokakta çalışıyor. Ayrıca son 5 yılda bin 659 çocuk kaçırıldı. Bir diğer sorun ise eğitimde kalitenin düşmesi” diye konuştu.

4 Ekim Dünya Çocuk Günü’nde, Türkiye’nin çocuk karnesinin hâlâ kırıklarla dolu olduğunu ifade eden Çocuk Vakfı Başkanı Mustafa Ruhi Şirin, “Çocuğa yönelik şiddet yüzde 20 arttı. Türkiye’de çocuk ihmali ve istismarının önlenmesi, çocuk hakları öğretimiyle mümkün. Türkiye’nin çocuğa öncelik vererek ülke ölçekli çocuk hakları stratejisine kavuşması ve çözüm için bireyleri, toplumu ve devleti çocuğa öncelik verecek şekilde harekete geçirmesi gerekiyor. Çocukla ilgili birinci gündem çocuk yoksulluğu ve nitelikli eğitimden yoksun örgün eğitim” diye konuştu.

ŞİDDETİ, CİNSEL TACİZ TAKİP EDİYOR

Türkiye’de çocuklara yönelik olumsuzlukların başında şiddetin geldiğini, şiddeti cinsel taciz ve ekonomik istismarın takip ettiğini belirten Şirin, “Tüm dünyada olduğu gibi, Türkiye’de de son 10 yıl içinde çocuk ihmali ve istismarı vakalarında artış oldu. Artık Türkiye’de de çocuk istismarı vakaları görünür olmaya başladı. Bunlar içinde en çok öne çıkanlar ise cinsel tacize yönelik olaylar. Türkiye’de çocuğa yönelik şiddet yüzde 20 oranında artarken, son dönemde okul öncesi çocuklara yönelen şiddetin şeklinin en çok ‘darp’ olduğu ve şiddet uygulanan çocukların kapalı yerlerde kilitlendiği görülüyor. Şiddetin artmasının nedeni, yoksulluk, işsizlik ve boşanmış anne-babalar” dedi.

HER 4 ÇOCUKTAN 1’i SOKAKTA ÇALIŞIYOR

Verilere göre son 5 yılda bin 659 çocuğun kaçırıldığını da ifade eden Şirin, “Türkiye’de sokakta çalışan çocuk sayısı yaklaşık 8 bin. Sendikaların, Emniyet’in, belediyelerin ve bölgelerde araştırma yapan grupların ortak tespiti bu. Ancak ben bu rakamın çok daha fazla olduğunu düşünüyorum. En çok çocuğun çalıştığı kent sıralamasında Mersin, Diyarbakır, Hakkâri, Mardin, Şanlıurfa, Van, Adana, Gaziantep, İstanbul başta geliyor. Sokakta yaşayan çocuk sayısı ise 4 bin. Ancak gündüz sokakta yaşayan, gece evine giden çocukları da dahil ettiğinizde, bu rakam 25 bine çıkıyor.

Çalışan çocuk sayısında işsizliğe bağlı artış var. Kim ne derse desin Türkiye’de her 4 çocuktan biri çalışıyor. Bunların yaşları da 7-13 ile 14-18 arasında değişiyor. Türkiye’nin 0-18 yaş grubu 24 milyon 780 bin çocuğu var. Bunların yüzde 30’u yoksul. Yani her 4 çocuktan 1’i de yoksul” şeklinde bilgi verdi. Şirin, sözlerini şöyle sürdürdü:

'ZORUNLU EĞİTİM, NİTELİĞİ DÜŞÜRDÜ'

“Türkiye’de ilköğretim çağındaki her 4 çocuktan 3’ü okuduğunu anlayamadan okulunu bitiriyor. Türkiye, işleve yönelik okur yazarlık seviyesi çok zayıf ülkelerden biri. 8 yıllık zorunlu eğitime karşın örgün eğitime devam eden çocuk sayısında artış olmakla birlikte, 8 yıldan sonra okuluna devam eden çocuk sayısı çok düşük. Aslında zorunlu eğitim, eğitimde niteliği düşürdü. Okumak isteyen çocukla, zorunlu olarak okula devam eden çocuk aynı sınıfta olduğundan kalite düştü. Son 7 yılda 150 bin sınıf yapılmasına rağmen Türkiye’nin hâlâ sınıf ortalaması 45 öğrenci. Sınıfların daha az kalabalık olduğu Amasya, Çankırı, Kırşehir’de okuyan çocuk İstanbul’da okuyandan şanslı.

DÜNYADA 2 MİLYON ÇOCUK HIV’Lİ

Dünyada da tablo pek parlak değil. Tüm dünyada 920 bin çocuk temiz su içemiyor. 2 milyon çocuk HIV virüsü taşıyor. AIDS yüzünden annesiz-babasız kalan 0-17 yaş tahmini çocuk sayısı ise 15 milyon.”

‘SİZE KARŞI MAHCUBUZ ÇOCUKLAR’

Dünya Çocuk Günü dolayısıyla “Daha Kaç Kalbimizin Olması Gerekir?” başlıklı Dünya Çocuk Günü Bildirisi’ni kaleme alan Şirin, “Yıl 2010, en çok size karşı mahcubuz çocuklar. Eksik yaşadığınız haklar, çektiğiniz acılar ve döktüğünüz gözyaşı sayısınca bağışlayın bizi. Umudun tazelenmesi, yeni bir başlangıç yapabilmek, ‘Savaşlar dışarı, barış içeri’ diyebilmek için bir kez daha şans tanıyın bize çocuklar. Hepimiz tıpkı bir çocuk oyununda olduğu gibi ‘Elim sende’ diyerek sobeleyelim birbirimizi. ‘Gözümüz, kulağımız, aklımız ve kalbimiz çocuklarda’ diye yeniden seslenelim çocuklara. Aklımız ve kalbimiz sizde çocuklar. İşte bu hayal değil, inanın gerçek!” ifadesini kullandı.

(HABERTÜRK)